Elon Musk ismini birçoklarımız, yaptığı çılgın konuşmalardan, projelerden ve kurduğu şirketlerden duyduk. Pek çok insana mantıksız gelebilecekler işlere yatırım yaparak, uzun süre bilim ve sanayi dünyasında alay konusu olan bu kişi, gerçekten ne yapıyor?

ISS (Uluslarası Uzay İstasyonu) ikmal için bir roket göndermek, bugüne kadar özel sektörün hayal edemeyeği, yalnıca büyük devleter tarafından fonlanan yarı kamusal şirketlerin yapabileceği bir şeydi. Ancak Elon Musk elindeki kısıtlı sermaye ile diğer rakiplerinin çok altında maliyetlerle ve yeniden kullanılabilen roketlerle bu işi başardı.

Peki Musk’ın birbirinden bu kadar alakasız (ve ilk bakışta çok mantıksız) yatırımları yapmasının arkasında yatan sebep neydi? Ona şöhret ve para kazandıran bu yatırımları belli prensipler etrafında mı yapıyordu, yoksa yalnıcaz para kazanmak için mi bu denli büyük riskler alıyordu.

Kendisi bu yaptıklarını Birleştirilmiş Saha Teorisi olarak anıyor. (The Unified Field Theory)

Birleştirilmiş Saha Teorisi Nedir?

Birleştirilmiş Saha Teorisi prensip olarak birbirini tamamlayan ve destek olan farklı işleri yapmak anlamına geliyor. Örnek olarak yine Elon Musk’ın girişimlerini alabiliriz. Musk, Mars gezegeninde dünyanın insanlarının kolonileşip, yeni bir yaşam kurabilmelerini hayal ediyordu. Bu nedenle oraya ulaşmayı sağlayacak bir şirket kurdu, bu şirket SpaceX.

Marsta petrol olmadığından, orada kolonicilerin kısa mesafeler arası (0 – 1000 KM) ulaşımlarını sağlamak için Tesla isimli bir elektrikli otomobil şirketi kurdu.

Nükleer enerji gibi geçen yüzyıla ait teknolojileri savunmak yerine, Mars’taki koloninin enerji ihtiyaçlarını karşılayacak Solar City adlı bir şirket kurdu. Bu şirket her ne kadar ilk başlarda güneş paneli üretmek yerine bunların montajından sorumlu olsa da daha sonra panel üreticisi bir şirketi satın alarak, hem üretici hem de kurulum işlerini üstlenen bir şirket haline geldi.

İnsanların enerjileri, kısa mesafe ve çok uzun (gezegenlerarası) mesafelerde ulaşma problemlerini çözecek girişimlere sahip birinin bir sonraki adımı da orta uzunluktaki mesafelere ulaşım problemini çözmek olacaktır. Bunun için Hyperloop adını verdiği bir şirket daha kurdu. Hyperloop (şimdilik) 1600 kilometre uzunluğundaki mesafeyi çok hızlı bir biçimde alabiliyor.

Elon Musk Ne Yapıyor?

Aslında yukarıdaki adımları bir araya getirdiğimizde hepsinin tek bir amaç uğruna yapılan işler olduğunu görebiliyoruz.

Amacımız Mars gezegenine ulaşmaksa SpaceX tek başına yeterlidir, ancak orada yaşamayı, kolonileşmeyi hedefliyorsak diğer girişimler bize çok yardımcı olacak girişimler. (Ancak bu konuda daha atılması gereken çok adım var, su, gezegenin ısıtılması, tarım vb.)

Elon Musk ile ilgili bildiğimiz şeylerden bir tanesi, ofis kapısının her iki yanından, Mars’ın şuanki halinin ve kolonileştikten sonraki halini gösteren (tahmini) iki poster asılı.

Birleştirilmiş saha teorisi ile amacına giden yoldaki birkaç problemi birden aynı anda çözebiliyor, üstelik bu büyük hayalini de devletlere ve sıradan insanlara finanse ettirebiliyor.

Biri çıkıp bize şöyle seslenseydi tepkimiz ne olacaktı? “Ey dünyalılar, ben Mars’a gideceğim bana 15 Milyar Dolar para lazım, hadi verin onu bana!” insanlığın tepkisi ne olurdu kestirmek çok zor değil.

Bu nedenle Birleştirilmiş Saha Teorisine ihtiyacımız var.

Başarıyı Birleştirmek

Aslına bakarsanız başarı diye tanımlanan şey daha küçük boyuttaki onlarca zaferin birleşmesidir. Elon Musk’ın da yaptığı şey budur, gücünün yettiği kadar en büyük zaferleri üst üste koyarak Mars’a gitmek ve orada kolonileşmek başarısına sahip olmak istemektedir.

Birleştirilmiş Saha Teorisi bizler için de çok önemlidir.

Hayatlarımızı anlamlı kılan şey büyük hayallerimizdir. İnsanlar belki sizinle, Elon’a yaptıkları gibi, alay edeceklerdir. Bu yolun saçma, hayallerinizin de gereksiz olduğunu söyleyeceklerdi.

Aziz Sancar’ın hayali mutajene DNA’nın onarılması idi. Bunun için pek uzun bir öğrenme süresi, araştırma, deneyler ve “başarısız” deneylerden çıkan sonuçlarla yeni rotalar çizmek gerekti. Aziz Sancar 30 yaşındayken insanlara böyle bir hayali olduğunu söylese muhtemelen alay konusu olurdu. Ancak o diğer pek çok küçük parçayı, eğitimi, labaratuvar imkanlarını, araştırmalarını ve yaratıcılığını bir araya getirerek birleştirdi ve hayalini kurduğu şeyi başardı.

Aziz Sancar yalnızca kendi hayatını daha anlamlı kılmadı, bizim hayatlarımızı da daha güzel bir hale getirdi.

Hepimiz için, hayatlarımızı anlamlı kılacak, bizi mutlu edecek daha bir hayal gerekir.

Büyük hayallerimizi gerçekleştirmek için birleştirilmiş saha teorisine göre, bizi bu hayale ulaştıracak küçük parçaları bulmak ve ilk başta bunların üzerine çalışmak gerekiyor.

İnsanlara yardım mı etmek istiyorsun? Bunu nasıl yapabileceğine, yeteneklerine, elindeki güce odaklan ve küçük birkaç parça bulup sırayla bunları geliştirmeye başla. Büyük hayallerimize ulaşmak bizi zengin eder mi bilmem ancak bizleri daha mutlu daha tekamül insanlar yapacağı kesin.

Elli, atmış santim boyunda bir memeli yavrusu olarak geldiğim şu alemde konuşmayı öğrendim, Bu beni alemin sıradan bir parçası olmaktan çıkarıp onun sohbet ortağı yapıyor.

A.M. Celal Şengör

Büyük amaçlara tek adımda ulaşmak mümkün değildir, bu da insanların pek çoğuna korku ve endişe hissettirir ki bu da insanları, beceriksiz duruma sokar. Bu durumla başa çıkabilmek her ne kadar kolay olsa da, bazıları için dipsiz bir kuyaya düşmeye benzer.

Küçük parçalara bölünmüş, birleştirilmiş, bir büyük hayal küçük zaferlerin üst üste yığılması ile oluşacağından, beceriksiz duruma düşmeyi zorlaştıracaktır.

Birleştirilmiş sahalarınızın her birini iyi analiz etmeli, iyi okumalı ver herbir sahadaki zaferi nasıl kazanılacağını düşünüp, en iyi oyunumuzu oynayıp kazanmamız gerekir. Her bir sahadaki mücadelenin büyük zorlukları olacaktır.

Tökezlemekten ve rahatsız olmaktan keyif almamız gerekiyor. Eğer planlarımız, rahat ederek, yorulmadan bir noktaya gelmeyi içeriyorsa, muhtemelen o planı yırtıp atmalıyız!


Peki sizin “birleştirilmiş sahanız” nedir? Birleştirilmiş sahanız küçük parçalara ayrılıp, başarılabilir mücadelelere bölünebiliyor mu? Hadi, aşağıya bir yorum bırakın ve bunun üzerine konuşalım.

Bir dahaki yazıda görüşmek üzere.


Published by Yiğit Özdemir

Blogger, öğrenici. Öğrendiklerimi notlar haline getirmek için yazıyorum.

Leave a comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

RSS
Follow by Email
Facebook
Google+
https://www.yigitozdemir.com/birlestirilmis-saha-teorisi-ve-basari">
Twitter
Instagram